(155) Yüz Elli Beş Canım Olsa

(155) Yüz Elli Beş Canım Olsa

Kimileri âşık olur, belki sevdiğini sanır; kimileri mecnun olur, doğdu diye öldü sanır. Kimi sahnede olur, hayat oynar; kimi yönetir hayal çizer, Ne roller tartışılsa ne renkler çatışılsa, her gülün yanına birkaç diken katılsa… Her yiğidin gönlünde bir aslan yatsa; ama ne bilen ne de duyan olsa… Mesela ben…

 

Bir polis olsam… Bassam mührümü kaderime, seyyare bir bulut olsam… Kuruyan dudağa su, kanayan yaraya merhem olsam… Evlatsıza evlat, yetime baba olsam, öksüze de ana… Bitmese kuvvetim, kırılmasa azmim… Ne korku sarsa yüreğimi, ne bir titreme ellerimi… Kurşuna dizgin her cana çelikten kılıf olsam… Merminin ölüm zehrini kucaklayıp bağrıma bassam… Ne bir çığlık duyulsa ne bir acı duysam…

 

Keşke, Bir Polis olsam… Yüz elli beş canım olsa… Her telefonun ucuna bin can bağlasam… Döner mi dönmez mi hiç bilemesem… Ne hasret çeksem ne de özlesem…

 

Keşke, Bir Polis olsam… Mazluma dost zalime zulüm olsam… Irzın sınırlarında koca bir dağ olsam… Ne soysuza geçit versem ne de hayâsıza… Dağa sinmiş kar gibi ne göçsem ne de erisem…

 

Bir polis olsam… Uçsuz bucaksız kollarım olsa… Sarılsam her köşesine memleketimin, ne bir ağaç kalsa ne bir avuç toprak… Bassam sineme her birini, ne sele versem ne yangına teslim etsem…

 

Keşke, Bir polis olsam… Sınır kapılarında uykusuz kalsam… Değmesin diye gençliğimin eline, her bulanık suya yüreğimi çalsam… İçim parçalansa, yüreğim dağlansa… Ama ne pişman olsam ne de ağlasam…

 

Keşke, Bir polis olsam… Ne yerim ne yurdum olsa… Her çocuğun yüzünde tebessüm, her annenin dudağında bir dua olsam… Âmâya göz, dilsize dil, sağır olana bir çift kulak olsam… Dermansız kalsa dizlerim, ne bıksam ne usansam…

 

Keşke, Bir polis olsam… Aileme hem yakın hem uzak olsam… Ne sıcak yemek yesem ne demli çay içsem… Yatağım hiç ısınmasa, çarşafları bozulmasa… Koşsam telsizin “İmdat” seslerine gecenin bir vakti; ne gölgem vursa duvara, ne ayak seslerim duyulsa…

 

Keşke, Bir polis olsam… Karanlık sokaklarda aydınlığa dolaşsam… Güneşi gördüğüm an kalbim sıkışsa, canımdan olsam… Başucuma mezar taşıma konsa; üzerine ne adım ne soyadım yazılsa… Sarılsam sadık yâre toprağın koynuna girsem… Ne görsem yaş döken gözleri, ne duysam feryatlı sesleri…

 

Keşke, Bir polis olsam…

 

Gecenin kör karanlığında kurşunlar yağsa üzerime ve ben her kurşunda biraz daha doğrulsam

 

ABDÜLBAKİ KERÇİN / LİSE 1.sınıf-BATMAN

 

Evet bu yazı bana ait değil, Batman İl Emniyetinin Dergilerinde yer alan ve belki de tüm önyargıları yıkacak güzellikte Batman’lı bir ailenin, lise öğrencisi yavrularının duyguları.

 

Kısaca bu kürt gencinin İdeali;

 

“Ülkesine, taş atan, kurşun sıkan biri olmak, bölmek parçalamak değil, atılacak taş ve kurşunları göğsünün üstünde söndürecek, bütünleyip toplayacak bir memleket sevdasının olması”…

 

Evet… Bu ülke bizim, hepimizin ve biz böyle güzeliz, hepsi birbirinden farklı olan beş parmağın birleşince bir yumruk olması gibi…

 

———————————–
* Şiir Dinletileri ve Organizasyonlar İçin Menajer Hattı: 0 536 629 34 34
* Hafta içi her gün 23:00-01:00 arasında, BEDİRHAN GÖKÇE İLE ÜÇÜNCÜ SAYFA KralFM‘de

Paylaş

You May Also Like