Haziran Geldi

Haziran Geldi

Bir aydan bir aya değil,

Bir mevsimden diğerine geçiştir bu

Baharın yaz’a acılan penceresidir bu.
Hazirandır ve tatildir bu…

Eğer bu ayda doğmamış, bu ayda evlenmemiş, bu ayda sevdalanmamış olsanız bile

Kendi içre bir sevdadır bu…

Hazirandır, temizdir ve sevilmeye değerdir.
Mesela; Ben yaz mevsimini hiç sevmem diyene rastlamadım.

 

Yaz;

Kalın koyu kıyafetlerin kalktığı, pencerelerin açıldığı, panjurların temizlendiği, balkon temizliklerinin yapılıp, balkon teras ve kapı önü keyfinin yaşandığı, okulların tatil edildiği, senelik izinlerin kullanıldığı, müzik seslerinin pencerelerden dışarı taştığı, en keyifli mevsimdir.

Çiçekler bile bir başka açar, bir başka kokar sanki.

Yaz planları yapılır hemen her yerde;

Tatile nereye gitsek, hangi tarihte izne ayrılsak, memlekete giderken neler götürsek…

Aile içi hasretlerin giderildiği, kendimizi yenilediğimizin adıdır mevsimidir Haziran

Kısaca;

Güzel planların, güzel başlangıçların, güzel anların, keyif dolu hesabıdır ve yaşanacak olası güzelliklerin ayak sesleridir…

Eğer bu tarihte özelinizde yaşanmış bir acı yoksa, birini kaybetmemiş veya birinden içiniz yırtılırcasına acı çekerek ayrılmamışsanız bu ayı sevemeye bilirsiniz ama bilin ki sizin şahsi talihsizliğiniz bu aya denk gelmişse, bu biraz da Haziran’ın talihsizliğidir…

Yaşanan yaşandı, geçen geçti, giden gitti.

İşte Haziran, işte yeni bir mevsim, işte yeni bir dönem…

Ne diyordu Mevlana;

‘Her gün bir yerden göçmek ne iyi

Her gün bir yere konmak ne güzel

Bulanmadan, donmadan akmak ne hoş

Dünle beraber gitti cancağzım.

Ne kadar söz varsa düne ait

Şimdi yeni şeyler söylemek lazım.” 
O zaman şimdi yeni bir şeyler söylemek adına;

Aç kapıyı ve Haziran’ı tebessümle davet et şimdi…

Paylaş

You May Also Like