ALLAHU EKBER

ALLAHU EKBER

 

Arap ‘bahar’ı denen ‘hazan’da en çok sarf edilen sözdür;

Allahu ekber…!

(Sarf edilmeyi özellikle kullanıyorum)

O coğrafyada;

Kitleler halinde insanlar bir yere saldırırken

Söktükleri kaldırım taşını bir yere fırlatırken

Bir yeri ateşe verip bir posteri yakarken,

Esir aldıkları bir batılının arkasında yüzler kapalı silahla poz verirken…

Yani

Arkasında ne kadar itici, çirkin, korkunç, kaba bir manzara varsa

Önünde aynı ses;

Allahu ekber…

Devam edelim

Kaddafi’ kameralar önünde vahşice öldürülürken,

İzleyenlerin tüyleri diken diken ekrana kilitlenmişken,

Saddam’ın büstü Bağdat’ta parçalanırken,

Lübnan’da ayaklanma yaşanırken.

Büyükelçi Libya’da öldürülürken

Afganistan’da bir kadın recm edilirken

“Suriye’de çıkan olaylarda” diye başlayan ve “Tunus ve Cezayir’de filme öfke sokağa taştı”  haberleri ekranlardan üstümüze sıçrarken;

Bu kadar çirkin görüntünün, bu kadar müptezelliğin, bu kadar gayri estetikliğin arasında,

O güzelim söz ama aynı ses;

Allahu ekber…!

Sanki o coğrafyanın olmazsa olmaz görüntüleri, olmazsa olmaz garabet çığlığı bunlar.

Söyleyin bana;

Güzel bir ezan sesinde tüylerimizi diken diken eden ‘Allahu ekber’le

Haberlerde tüylerimizi diken diken eden ‘Allahu ekber’ aynı mı sizce?

Sonuç:

Toplu halde bir milleti, bir ülkeyi, bir coğrafyayı karalamak kötülemek ne tavrım ne de haddimdir

Ama bana öyle geliyor ki;

“Allahu ekber”in şanı o topraklarda hak ettiği çığlığa dönüşmeden

O topraklardan çığlığın eksilmesi de mümkün değil işte…

 

Şimdi lütfen kendinizi Dünyanın bir ucunda yaşayan ve islamı hiç bilmeyen biri olarak düşünün.

Bu görüntüler ve sesler ne çağrıştırır sizde 

Paylaş

You May Also Like