Param Yok Ama…

Param Yok Ama…

Beni hor görme gardaşım

Sen altınsın ben tunç muyum?

Aynı vardan var olmuşuz

Sen gümüşsün ben sac mıyım?…

(Aşık Veysel)

Bu çağın en büyük hastalığı desem değil çünkü tarih boyunca insanların birbirini küçük görme ya da
ters ifadeyle kendini büyük görme hastalığı – ki bunun bir hastalık olduğuna inanıyorum ben- hep
olmuştur.

Habil le Kabil den başlar bu kavga, ilk insan Hz Adem’in çocuklarından yani.

Kendini üstün ırk sayan niceleri hala yaşar dünyamızda.

Asil ölmenin sırrına erememiş, asil doğduğuna inanan nice aileler vardır hala.

Sadece insan ilişkilerinde mi?

Ülkeler arası ilişkilerde bile “paran kadar” dikkate alırlar seni.

Silahına göre kavgaya tutuşurlar seninle.

Olmadı sanatlarıyla vizyonda yerler seni…

Seni kompleks sahibi yaparlar, sen de onlar gibi olabilmek için asimile ettirirsin kendini!

Sinemada onları taklit edersin, giyimde onları, yemek yemede onları taklit edersin, çocuk
yetiştirmede onları…

Kırk yıllık baban babiş olur, annen mamiş, kedi yavrusu çağırır gibi çağıttırırlar sana seksen yıllık
neneni.

Sana ait olan her şeyi sana köylülük gösterdiğinden, onlar gibi olunca şehirlileşeceğine inandırırlar
seni, sen de bu sefer ondan daha çok yüklenirsin kendi değerlerine ve sana açılan ekranlarda
çağdaşlık masalları anlatırsın ayak ayak üstünde, dilinde sana ait olmayan nice cümleyle.

“Gavurun ekmeğini yiyen gavurun kılıcını sallar” sözü anlamını bulur sen ekranda geçmişine
sövdükçe

Ama yine de AB ye almazlar seni,

Dinin islam diye mi? Çakma Avrupalısın diye mi? bilemem gerisini.

Alem buğday, men saman /Herkes yahşi, men yaman … (Alvarlı Efe)

Hadi biz ülkeler arası muvazeneyle değil, biraz “biz” odaklı bakalım mevzuya:

Hep hor görülür belli meslek grupları;

Çünkü

Kapıcıdır, çaycıdır, hademedir, temizlikçidir, şofördür hatta çok aşağılamak istenirse “şoför” bile
değil “şoför parçası”dır onlar.

Kendini üst görenlerin değişmez aşağılama sözüdür mesela;

“Çok yüz vermeyeceksin bunlara, biraz yüz ver bunlar tepene çıkarlar senin”

Peki bunu diyenleri “üst” yapan ne:

Sadece Para !

Eğer insan insanlıktan nasibini almamışsa, kapitalist sistemin insanı yok sayan etkisi tam da burada
başlar…

Paran yoksa sen bir hiçsin, söz hakkına sahip değilsin, itelenir ötelenir yine de sesini çıkarıp cevap
veremezsin.

Hastaneye gittiğinde değil doktor orada çalışan herkes sana bağırabilir, seni aşağılayabilir.

Polis sana sadece ceza kesmez fırça da çekebilir.

Devlet dairesinde elinde makbuzun, memur seni saatlerce ayakta bekletebilir.

Senin yarı yaşındaki masa başı çalışan sana en üst perdeden emir yağdırabilir vs vs.

Şu “yalan dünyada” reel anlamda insanı üst kılan nedir ?

Eğitim ve Ekonomi…

Gerçek anlamda üst kılan nedir.

Merhamet ve İzan…

“Yalan dünya”  YALAN olunca peki…?

Paylaş

You May Also Like