OKU DİYE KISA YAZDIM YAZIYI

OKU DİYE KISA YAZDIM YAZIYI

 

İnsanın çizgileri olmalı.

Ya duracağı yeri bilmeli ya da birisi ona bunu halince bildirmeli.

Bildirmeli derken;

Döverek, söverek, kırarak ve dökerek değil, halince yani…

İnsanın bir dur durağı olmalı, taşacağı kadehi bilmeli, köpüreceği suya dikkat etmeli.

Etmeli ve biraz da eylemeli, fren mesafesini önceden hesap etmeli.

Yolların karlı-buzlu havada başka, kuru-tozlu havada başka, yağmurlu havada başka olduğunu bilmeli.

Nerede nasıl gitmesi gerektiğini anlatan usta şoförlere arada bir kulak vermeli.

Bunu mutlaka test etmesi gerekirse daha önce yapılmış test sonuçlarını gözden geçirmeli ama bunu denememeli…

***

İster otokontrol diyelim adına, ister ana-baba-arkadaş-eş-dost freni…

Evet kırmızı çizgileri olmalı insanın, hem de kendinden çizgili…

Utanmak ne eşsiz bir duygudur oysa, İNSAN utanabilmeli!..

Ar duygusu varsa bir parça birinde, o’na ve onun adına sevinmeli…

Arada yüzü kızarabiliyorsa bu devirde bir gencin, onun eline eteğine belki de yüz sürmeli.

Evet kırmızı çizgileri olmalı insanın ve arada edebinden yüzü yere inmeli.

Başını dikerek bağıra bağıra konuşan nice eli belinde edepsizlere, belki de hiç konuşmadan duruşunun asaleti ile cevap vermeli…

Klavyenin başında aslan kesilen ama ayna da kendi gölgesinden korkan nicesine; aslında hiç ilişmemeli

Hatta onun adına utanıp, onun adına kederlenmeli

Uzun uzadıya yazmayacağım bunu, yazılmamalı da bence.

Herkes kendine sormalı şimdi;

“En son ne zaman yüzüm kızardı benim”?

Ben yüzümü kızartacak, bir şey yapmamış olsam bile….

 

Paylaş

You May Also Like