Büyüyünce ne olacaktın?

Büyüyünce ne olacaktın?

 

Yine klasik heyecan sardı herkesi

Herkesi diyorum çünkü sınava girenden, dışarıda bekleyenler yani aileler daha heyecanlı.

 

Bu heyecanın içi ne ile dolu bilmiyorum.

A-     Çocuğum çok çalıştı karşılığını alsın

B-      Başkalarının yanında boynumuz eğik kalmasın

C-      O kadar emek verdik heba olmasın

D-     Biz okuyamadık o okusun

E-      Hepsi

 

Cevabı sizde kalsın, ben devam edeyim.

Gelişen ülkemizde artık neredeyse her şehirde bir yüksek okul-üniversite var.

Bu da demektir ki orta ve ortanın üstündeki her genç bu okullardan birine girebilir yani üniversite okumak eskisi gibi zor bir şey değil hatta biraz paran varsa özel üniversitede de okuyabilir.

Peki nedir bu ailelerin telaşı ?

Peki, nedir bu telaşın sınava girecek olan çocuğun ruh dünyasındaki karşılığı ?

 

-Aman yavrum boynumuzu yere eğdirme !

-Baban gece gündüz çalıştı, sırf senin için aman ha !

-Senin dershane parana gitti annenin altınları !

-Her şeyin var, para sıkıntın yok, yediğin önünde yemediğin arkanda, kazanma da göreyim.

-En güzel okullarda okudun, kaç kişi var senin çevrende, senin imkanlarına sahip?

 

Hadi biraz daha yumuşatıp, ezik sesle seslenenlere yer verelim.

-Canım yavrum tek umudumuz sensin, halimizi görüyorsun.

-Oku ve bizi bu hallerden kurtar yavrum, baban artık yaşlandı.

-Kardeşlerin senin eline bakıyor yavrum, gir ve bitir.

 

Bu yaklaşımların hepsi sınava girecek olan çocuğun üzerinde baskı oluşturacaktır ve  gerginleştirecek muhtemel bildiğini de yaptırmayacaktır.

 

Her sınava giren çocuk zaten en iyisine odaklanmıştır ama stres, var olanın da üstüne çıkaracak ve her yapamadığı soruda, yukarıda belirttiğim sorunlar alnından ter ter boşalacaktır.

 

Peki ne yapacağız? Çok basit…

Sen önemlisin yavrum diyeceğiz…

 

Sınavdan bir gün önce akşam yemeğinde, çok sakin ve çok samimi olarak (çünkü çocuk sizi tanıyor ve yapaylığınızı hemen yakalar) şu kıvamda konuşmalısınız.

Yavrum sen bizim için önemlisin.

Sınavı kazandığında daha önemli, kaybettiğinde daha önemsiz olmayacaksın, sen bizim canımızsın.

Senin hakkında hangisi hayırlı ise biz onu isteriz. Üniversite kazanıp kötü arkadaş çevresi ve kötü alışkanlıklar sonucu hayatını, kendine ve ailesine zindan eden çok insan var, sen öyle olursun demiyoruz, olanların aileleri de mutlaka öyle demiyordu.

Bazen bazı işlerin olmaması olmasından daha hayırlı olabiliyor ama şimdi ailem benim kazanacağıma inanmıyor mu da acaba böyle konuşuyor diye düşünme.

Biz senin hak ettiğini kazanacağını biliyoruz sadece senin üzülmene üzüleceğimizi ve senin kazanacağın sınavdan, senin bizim için daha kıymetli ve önemli olduğunu anlatmak istiyoruz.

Allah seni sana mahcup etmesin yavrum, bize ya da çevremizdeki insanlara değil.

Evet biz sana çok emek verdik, biz aileyiz ve zaten anne-baba olarak vermek zorundaydık, yarın senin çocuğun olduğunda, senin de yapmak zorunda olduğun gibi, bunu üstünde yük görme, biz görevimizi yaptık.

Sınavda rahat ol stres yapma yeter, biz dualarımızla senin yanında olacağız ve sonuç ne olursa olsun hakkımızda bu hayırlıymış diyerek biz mutlu olacağız…

Allah hiçbir emeği zayi etmez, senin emeğini de zayi etmeyecektir yavrum.

Yavruna sarıl, alnından öp tut omuzlarından bak gözünün içine ve “sen önemlisin yavrum” de, “yarın senin ne olacağını bilmiyoruz ama ne olmayacağını çok iyi biliyoruz ve biz senin varlığınla zaten gurur duyuyoruz”

Yok eğer ki bu yazıyı okuduğunuzda sınav zaten olmuş bitmişse, sınavı kötü geçmiş olsa bile aynı şeyi söyleyeceksin;
“Sensin önemli olan” diyeceksin, “Sen üzerine düşeni yaptın” 
(yapmamış olsa bile)

Bu tavrınız, zaten çocuğunuzun iç dünyasında bir hayıflanmaya sebep olacaktır. Ve bundan sonra ki sınavını dünden daha fazla dikkate alacaktır.

Hayat senin, çocuk senin, sınavsa sizin…!

Paylaş

You May Also Like