Hangi Ürün Gerçekten Zayıflatır

Hangi Ürün Gerçekten Zayıflatır

 

“Beni bir kez kandırırsan yazıklar olsun sana

Beni iki kez kandırırsan yazıklar olsun bana”

 

Yani herkesin herkesi bir defa kandırma ya da aldatma hakkı var.

Hakkı demeyelim de şansı var diyelim buna.

 

Anadolu’da da buna “her eşek çamura bir defa çöker” derler.

Radyo-Tv reklamlarında yayınlanan bal reklamları geldi aklıma, ardından “ağrılara krem” “zayıflamaya biber-sirke”  “selülite ilaç” “horlamaya jeton” “dökülen saça şimşir tarak” vs vs

Üstelik, hepsi doğal, hepsi yan etkisiz, hepsi ucuz, hepsi kesin sonuçlu, hepsi kaliteli…!!!

 

Sür geçsin, ye bitsin, tak gitsin, iç yitsin 

Bu reklamlar bizim saf ve temiz yanlarımızı kullanır ve hep de inanırız ama asla sorgulayamayız.

“Ya bu paraya bu nasıl olur ya da olur mu öyle şey?” diye.

Ulusal kanallarda yayınlanıyor olması, hele ki tüketiciye göre “güvenilen kanallarda” yayınlanıyor olması bir kez daha inandırıcı gelir aziz ve necip milletimize…

Atı alan Üsküdar’ı geçtiğinde, aynı tv kanallarında bunların sahte olduğu, bakanlığın satışlarına el koyduğu sözünü işittiğinde;

Artık kalan kremi nereye sürersin, balı ne şekilde yersin, biberi yakmadan nasıl çiğnersin, kalan saçını nasıl yolarsın, bilmem…

 

Sonuç;

Sabah programlarında uzun uzadıya “şu krem selülit bırakmıyor” diyenler çıkarsınlar yayına üç denek, versinler gözüne kremi eğer geçiyorsa herkes görsün ikna olsun bitti gitti…

“3 ayda bilmem kaç kilo verdiren hapı” yutturmadan önce alsınlar yine üç denek, çıkarsınlar her gün yayına alem görsün nasıl oluyormuş 80 günde devri alem, oldu bitti…

 

Daha fazla örneklere girmeye gerek yok;

Ekranlarda ürünü görmekten ziyade, ürünü kullananın üzerinde test etmek en net sonuçken bunu hiç biri yapmaz…

Sizce neden?

 

 

İşin en acı yanı belki de “bir ürün” içlerinde “sadra şifa derde deva olacakken” , diğerlerinin yanında onun da yanıyor olması ve o reklamlarda oynayanların sahte gülüşlerinde kaybolan içler acısı durumları…

 

Şimdi başlığa cevap verelim

Zayıflama reklamında baban da oynasa şunu bil ki;

Boğazına dur demeden, bedenine yürü demeden bu iş olmaz…

 

Hala birileri “bal gibi de olur derse”

Cevabım evet;

“Bal gibi” olur ama o “bal” olmaz…   (B.Gökçe)

Paylaş

You May Also Like