Eskilerin doğum tarihini bilmeyip ne zaman doğdun sorusuna “Şeftali zamanında”, “bağ bozumunda”, “biçin zamanı”, “dallar kiraza durduğunda” ve“zemheri”de dediği gibi bana da ne zamandan beri tv izlemiyorsun diye sorulduğunda direkt öyle cevap veriyorum…
“Gelin-kaynana” programları ülke sathına dağıldığından beri!.. Hele o meşhur kaynananın önlemez yükselişi karşısında yakaladığı popüleriteyi gördükçe bir de bunun üstüne, bir gün tongaya düşürülüp aynı tv programında yan yana konuk düşünce/düşürülünce kesin kararımı vermiştim.
Ve o kararımı radyodan açıklayarak; hadi beraber kapatalım şu televizyonları “boykotuna” sevenlerimi de davet etmiştim.
Kaç kişi katıldı bilmem ama ben boykotumu “farkındalık” adına sürdürdüm ve o gün bugündür tv izlemiyorum (haber-haber programları ve konuk çağrıldığım programlar hariç…)
Yeni meşhur dizi kahramanlarını tanımamak dışında ne kaybettim bilmiyorum ama kazandıklarım bende.
İşim gereği izlemem gereken filmleri izledim, unuttuğum bazı tarihî olaylara tekrar göz gezdirdim, bol bol arkadaş sohbetlerine gittim.
Abonesi olduğum ama poşetinden bile çıkarılmamış dergileri dikkatle inceledim.
Kaç kitap okuduğumu bilmesem de;
“Ben bunları yazarken sen yine uyuyordun” gibi hayata dair,
“Delikanlı” adında, delikanlılığa dair toplam iki kitap yazdım.
Bihter’in, Fatmagül’ün suçunun ne olduğunun cahili olsam da kendi adıma toplumun suçunun ne olduğunu çok iyi öğrendim…
Geçen sene de Turn Off TV/Turn On Life başlığında bir yazı yazmıştım…
Bu yazıyla değil ülkemde, parçası olduğum dünyada da birçok insanın Kanada’dan başlayarak diğer ülkelere de yayılan Turn Off TV Week (Televizyon kapatma haftası) adı altında bir kampanya yürütmelerinin nedenlerini sizinle paylaşmıştım.
Çünkü artık bu lokal değil global bir yaradır ve aile içi bağları koparıp atmaktadır.
TV LAZIM AMA SEN!
Sakın beni bir TV karşıtı gibi düşünmeyin! Benim böyle bir düşmanlığım yok… Kaldı ki ben aynı zamanda bir tv programcısıyım; kamera arkasını da iyi bilirim.
Evet, televizyon programcısıyım ve Tv’de program yapmayalı tam üç sene geride kaldı.
Elimizdeki projeleri kimse sormadı bile… lisanı hâllerince bana “şiir oku otur dediler; toplum senin neyine?”
Ve ne yazık ki tüm programlarda raiting varsa gerisi hikâye.
Ne toplum ahlakı, ne gelecek endişesi, ne estetik kaygısı…
Bu kadar üretme kabızı olmuş bir sektörde “kopyala yapıştır yarışma” programları, “bol tecavüz sahneli, kim kimin dizinde belli olmayan diziler” ve bol argolu -spor bile değil- futbol programlarını bir çıkarın; bakalım ne kalacak geriye?
Sonra da hayıflanın bu kaynanaya; “bu gelin bol geldi” diye!..
———————————–
* Şiir Dinletileri ve Organizasyonlar İçin Menajer Hattı: 0 536 629 34 34
* Hafta içi her gün 23:00-01:00 arasında, BEDİRHAN GÖKÇE İLE ÜÇÜNCÜ SAYFA KralFM‘de

