Kendi dünyamızda yalnız yaşıyor ve birbirimizi anlamakta güçlük çekiyoruz.

Çekiyoruz çünkü kendi haklılığımıza sonuna kadar inandığımız için karşı tarafın anlattığına algımızı kapatıyor ya da en bildik espri ile hepimizin yakalandığı “İdrak yolları enfeksiyonumuzdan!” olayı idrak etmede güçlük çekiyoruz.

Evlilikte ki boşanmaların birinci sebebi olan “şiddetli geçimsizlik” denen şeyin altında yatan da bu.

Sürekli tartışılan, bir başka ifade ile “bağrışılan” ama asla anlaşılmayan, karşı tarafı anlamaya değil anlamamaya odaklanmışlığından her biri kendi köşesine çekilmiş, haklı ama mutsuz insanlar.

Bunun üzerine geçmişte bir yazı daha yazmıştım:

Mutlu mu olmak istersin yoksa haklı mı? diye.

Hem mutlu hem haklı olunmuyor ve herkes birbirinden şikâyet ederken “beni hiç anlamıyor!” en büyük şikâyeti oluyor.

Kendi haklılığımızın kendimizdeki fazlalığı dışarı taşarken, önüne geçen her şeyi yıkıp geçiyor.

Evet geçen zaman bizleri fazlasıyla “egoist” yaptı.

Kimse rahatından, keyfinden, haklılığından ödün vermiyor.

Bu yüzden artık kimse kimseye “yatıya” gitmiyor.

Eskinin bir kuru çayında bulunan muhabbet, bu yüzden artık yanına konulan pasta börekle ağzımızın tadını vermiyor.

Evin bereketi ve neşesi olan nineler ve dedeler artık evde fazlalık geliyor!

Bu yüzden “darülaceze”ler her geçen gün ülkemizde biraz daha artıyor.

Küçücük evlerdeki kalabalık yatılı misafirli aileler yerini, kocaman evlerde küçücük kendi kendine yeten ailelere bırakıyor.

Herkesin bir odası var ama eskilerde kalan “misafir odası” denen en temiz ve güzel köşe artık kimsenin evinde bulunmuyor.

Özet:

Birbirimizi anlamadığımız, tartıştığımız, bağrıştığımız sürece değil misafire, o ev bize bile dar geliyor!

Yorgunum ve kimseyi kabul edemem “tavrımız”, bizi güzel evlerimizde yalnız ve nahoş kılıyor.

Boşuna değil artık tatillerde memlekete gitmediğimiz gibi memleketten gelenin de olmaması!

Boşuna değil, aynı arabada yan yana giden çiftlerin, suskun bakışlarla camdan dışarı bakması ama hiç konuşmaması.

Boşuna değil bugünün çocuklarının; birinci dereceden akrabalarının dışında diğerlerini hiç tanımıyor olması!..

Yok eğer ki bu yazılanlar bizde yok, bizde hâlâ o güzellikler yaşanıyor diyenler varsa içinizde bilin ki artık siz azınlıksınız ve eğer çocuklarınıza da bu alışkanlık geçerse sizler muhteşem aileler ve muhteşem insanlarsınız…

Allah sayınızı artırsın…

Şimdi çağdaş Avrupa’nın fotoğrafı ne biliyor musunuz?

Merak ediyorsanız ve “bir mâniniz olmazsa” haftaya anlatmaya tekrar gelirim size!!!

 

———————————–
* Şiir Dinletileri ve Organizasyonlar İçin Menajer Hattı: 0 536 629 34 34
* Hafta içi her gün 23:00-01:00 arasında, BEDİRHAN GÖKÇE İLE ÜÇÜNCÜ SAYFA KralFM‘de