Dünya nasıl karıştı değil mi?
Batıdan doğuya, kuzeyden güneye…
Habercilikte öğrendiğim ilk ve belki de en önemli şey:
“Bu kimin işine yarar?”
Çünkü bulanık havadan, karmaşadan, kaostan her zaman beslenenler vardır.
O karmaşa ve kaosta televizyon karşısında ellerini ovuşturup, yükünü alıp gidenler…

Günlerdir Tunus’u, Ürdün’ü, Mısır’ı izliyoruz ve geriliyoruz.
80 milyonluk Mısır’ın, yaklaşık 30 milyonu aç ve sefilken, “firavun” kıvamındaki liderinin pişkinliği karşısında, insandaki koltuk hırsını, hayretler içinde görüyor ve izliyoruz…
Sabrı zaten sınırda olan halk bir kıvılcım bekliyordu, o da geldi.
Rahatı sınırsız olan lider de bir haber bekliyordu, o da geldi…

Filistine yardım tünellerini kapatıp, İsrail’e verdiği destekten dolayı, başta kendi halkı sonra tüm Müslüman ülkelerin nefretini üstüne çeken;
Sonra da çıkıp abuk sabuk açıklamalar yapan ama her yıl ABD’den aldığı 2.5-3 milyar dolarlık yardımla ailesi ve çevresinin rahatına rahatlık, halkın da sefaletine sefalet katan bu “firavun çakması”na, halkın direnişi devam etmezse, o da ölene kadar keyif sürmeye devam edecek.
Çünkü onun yerine kim gelirse gelsin, İsrail’le onun gibi dost ve müttefik olmayacak…
İşte bu yüzden Amerika da, Mısır’a değil Mübarek’e sonuna kadar destek verecek, ölene ya da öldürülene kadar da yine “dost ve müttefik” tavrını sürdürecektir.

Yurt dışı seyahatlerimin birinde, bir Mısırlı ile sohbet ediyordum.
Halkın yaşadıklarını, Hüsnü Mübarek’in özellikle oğullarının yaptıklarını, daha doğrusu çaldıklarının boyutunu anlatmaya başladığında, hayretler içinde dinlemiştim.
Bütün Müslümanlar onu bilmiyor, tüm Mısır halkının sanki İsrail’e onun gibi baktığını ve bizim Filistin’e yüreğimizin yanmadığını zannediyor, demişti…
Ben de Hüsnü Mübarek daha doğrusu, Hüsnü NAmübarek (mübarek olmayan; ‘değil’ anlamında) diye konuşmama başladığımda “Namübarek” sözüne gözünden yaş gelerek dakikalarca gülmüş ve “süper, süper” ben bunu Mısır’da herkese anlatacağım demişti…
Sonradan ben Cezayir’e gittiğimde gördüm ki, doğru söylüyordu.
Bir futbol müsabakası bahane edilerek, içlerinde besledikleri kinle Cezayirli gençler, orada bulunan Mısırlı GMS şirketini (de ki oranın Turkcell’i) resmen cayır cayır yakmışlardı…

Şimdi bütün bunlara ek olarak;
Mübarek’e destek verenlerin ABD, İsrail ve tek Müslüman olarak da Suud Kralı olduğuna dikkat edin.
Suud Kralı dedim ha, Arabistan Halkı değil…
Bütün bunları niye mi anlattım?
Karneler alındı çocuklar tatile girdi ya, bu vesile ile tatilde belki çocuklarınıza yeni Dünya’yı siz kuracaksınız, “çevrenizi ve çevrenizde oynanan oyunları iyi bilin” demek istersiniz, diye…