Modern Dünya diye tabir edilen bir dünyada yaşıyoruz.
Fazla değil 25 sene önce sayılı insanın arabası varken, bugün yan semtlerde bile arabalardan yürünemez hale geldi.
O gün evde ev telefonu bile yokken, her evin fertlerinde birer telefon var bugün.
Bilgisayara bakıp bu nasıl televizyon denen günlerden, her evde ya da her elde bir bilgisayar var bugün.
VHS- Beta Videolardan, DVD-VCD-mp3-mp4 say say bitmez…
Canlı yayın yapmak için koca koca canlı yayın araçlarından 3G yayınlarına kadar.
Çamaşır, bulaşık, kurutma makinelerinden bahsetmem uçuk bile kalabilir…
Bugün internetin girmediği neredeyse ev ve iş yeri yok…

Modern çağın dünyadaki nimetlerinden birebir yararlanan bir ülke olduk artık…
Her şey ama her şey değişti, sadece teknoloji mi?
Biz değiştik, binalar değişti, değerlerimiz değişti.
Kır düğünlerinden, salon düğünlerine, otel düğünlerinden havuz başı düğünlerine;
Okul kıyafetlerimizden, kullandığımız parfüme, masum Türk sinemasından, masumiyetini yitirmiş dizilere varıncaya kadar her şey…
Değişmeyen ne ?  DEĞİŞİM Mİ?

Nerdeyse her evde bir anti-depresan denen depresyon ilaçları mevcut.
Herkes yorgun uyanıyor güne, herkes bunalım.
Kimsenin kimseye tahammülü kalmadı, kimse kimsenin derdi ile dertlenmek istemiyor,Herkes huzursuz.

Ülkemizin en büyük sorunu işsizlik derken,
Çevrenizdeki işsizlerin kaçı gerçekten işsiz?
Yani parasını ya da işi küçümseyip çalışmayan, orda burada zaman öldürürken iş beğenmeyen kaç kişi var?
Peki ya eş beğenmeyen, eş beğenme kriterleri değişen?
Onlar kendilerini eş-siz bulduklarından dolayı işsiz,
Belki de işsiz olduklarından dolayı eşsizler…

ŞİMDİ insan neden depresyona girer…
Sevdiğini ve işini kaybetmekten.
Evet; sevdiğinden ayrılan eşe, ekonomisi bozulan işe muhtaç.
Peki, modern çağın vebası bu psikolojik sorunları yaşayanlar,
Bu iki beklentinin internetin fiber optik kablolarından mı çıkacağına inanıyorlar ki;
Bütün günlerini internet başında aylak aylak geçiriyorlar…!

Sonuç olarak;
Her şey değişse de senin eş-siz egon değişmediği sürece hiçbir şey değişmez. Gökten üç elma düştüğünü duydum ama ne iş düştüğünü duydum ne de eş…