“Sahipsiz kalan vatanın batması haktır.
Sen sahip çıkarsan bu vatan batmayacaktır”


Tüm savaşlar içinde çok ayrı bir yeri vardır Çanakkale’nin çünkü;
Son kaledir Çanakkale.

Eğer o gün Çanakkale geçilseydi, eğer o boğaz harbi hüsranla neticelenseydi; ne bugün sen sen olurdun, ne ben ben… Ne de bugünkü Türkiye Türkiye olurdu.
Verilen mücadelenin, içinde bulunulan şartlar göz önüne alındığında ne kadar insanüstü bir mücadele olduğu anlaşılacaktır. Hatta arşivlerden o günkü asker resimlerine bakıldığında, perişanlığın boyutu ayan beyan ortaya çıkacaktır.
İşte bu yüzden o eşsiz insanlara biz bugün ne desek az kalır, bedenlerini siper ederek, yokluğun, sefaletin coğrafyasında, namusumuzu, bayrağımızı, dinimizi, toprağımızı ayaklar altına alınmaktan kurtaranlara ne denir bilmem ki…

“Bedrin Arslanları ki ancak bu kadar şanlı idi” diyen koca Akif, sadece övmek adına böyle bir benzetme yapmış olabilir mi?
Ya cephe gerisindeki anaların fedakarlığı?
Askere değil dikkatinizi çekerim “cepheye” uğurlarken can parçası evladının başına kına yakan, sonra “niye yaktın başıma bu kınayı ana?” diye mektupta sorduğunda, ana cevabi mektubunda?

Biz de üç kişiye kına yakılır oğul;
1 – GELİNLİK KIZA, GİTSİN AİLESİNE, ÇOCUKLARINA KURBAN OLSUN DİYE
2 – KURBANLIK KOÇA, ALLAH’A KURBAN OLSUN DİYE
3 – ASKERE GİDEN YİĞİTLERİMİZE, VATANA KURBAN OLSUN DİYE…

Şimdi bunu diyebilecek kadar yiğit analar varsa geride, elbette bunu da yaşatacak nice yiğitler olur siperde…
Evet kınalı Ali’lerin, Hasan’ların, Seyit Onbaşıların, Muzaffer asteğmenlerin, Lapsekili İbrahimlerin, Ayşe’lerin, Emine Teyzelerin, Ökkeş Emmilerin ya da kısaca, nice sayısız yiğitlerin destanıdır Çanakkale.
Bakın bakalım Avrupa’ya, tarihinde bir tane “Çanakkale” örneği var mı?
Bir vatan böyle savunulur dedirtecek, tek bir tane kahramanlık var mı?
Ayrıca bu kadar savaşmış bu millet için, içimizdeki ya da dışımızdaki hainlerden hiç “şöyle yağmaladı Türkler, şöyle tecavüz etti” diyen var mı?
Doğulusu, batılısı, kuzeylisi, güneylisi o gün yekvücut, tek yürek olmuşken; peki şimdi, bugünkü adıyla “ikilik” o günkü adıyla “tefrika” neden?

Mehmet Akif ile başladık yazıya onunla bitirelim o zaman;
“Girmeden tefrika bir millete düşman giremez,
Toplu attıkça sineler, onu top sindiremez”

NOT: Sanatçı büyüğüm Sayın İbrahim Tatlıses’e yapılan ölümcül saldırıyı şiddetle kınıyorum. Allah acil şifalar versin inşallah…